Web sitemiz yeni tasarımı ile en yakın zamanda sizlerin beğenisine sunulacaktır.
Duyurular

Köyümüze tarımsal sulama ile ilgili tesisat ve vana sistemi döşenerek, 300 tonluk sulama havuzu yapılmıştır.


Köyümüz içme suyu ana deposu bakım ve tadilatı ile ilgili ihalesi yapılmıştır.


Köyümüzün büyük bir bölümünün meydan ve çevre düzenlemesi yapılarak, yol ve mahalleler parke taşı ile döşenmiştir.


Köy muhtarlığı tarafından kurdurulan sistem sayesinde köyümüz 24 saat Güvenlik Kameraları ile izlenmektedir.


İzmir Hava Durumu
Anket
Derneğimizin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?


 
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 4,8357   4,8444
EURO 5,6599   5,6701
       
Özlü Sözler
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir. Friends
Sitemizi Tavsiye Ediniz
Sitemizi arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz memnun kalırız.
 
  
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 11
Dün: 22
Toplam: 5553
  Tarihi Bilgiler

ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU KİMDİR?
Ege Dağlarında Milli Mücadeleden, Başbakanlık Koltuğuna...
1887 yılında Ödemiş' te dünyaya geldi. Babası atlara eğer yapan bir saraçtı. Bu yüzden daha soyadı kanunu çıkmadan evvel aile lakapları Saraç' tı. Orta tahsilini İzmir' de, mülkiyeyi ise İstanbul' da tamamladı. Yüksek öğrenim için yurt dışına gitti. Kurtuluş Savaşının başlaması üzerine Anadolu' ya döndü. Milli Mücadeleye katıldı. 1923' deki ikinci mecliste milletvekili olarak bulundu. Atatürk döneminin önemli siyasetcileri arasında yer aldı. Milli Eğitim, Maliye, Adalet ve Dış İşleri Bakanlıkları yaptı. 1942-1946 yılları arasında Başbakanlık yaptı. 1948-50 yıllarında ise Meclis Başkanlığı görevinde bulundu. 1950 yılından sonra aktif siyasetten ve çok sevdiği Fenerbahçe başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı. 1953 yılında 27 Aralık günü İstanbul' da yaşama veda etti. 
İsmet Paşa ile Şükrü Saraçoğlu çalışma arkadaşlığının yanında özel hayatta da sıkı iki dosttu. İsmet Paşa' nın en büyük tutukusu hafta sonlarında gidilecek klasik müzik konserleriydi. Saraçoğlu ise İstanbul' a olduğu zamanlarda mutlaka Fenerbahöe maçlarına giderdi. Bir gün Saraçoğlu tüm saygısına rağmen İsmet Paşa' ya isyan etti. İsmet İnönü konser için hazırlanmış ve Saraçoğlu' na "Haydi Saraç hazırlan konsere gidiyoruz." Kaç haftadır zorunlu müzik dinletisie rıaz gösteren Sükrü Saraçoğlu ise sonunda isyan etti. "Paşam ben size ne yaptım da bu kötülüğü yapıyorsunuz bana? Ben maça gidemediğim zaman mutsuz oluyorum. ne olur beni bağışlayın. Hem Fenerbahçe bu hafta Anakara' ya geldi." İsmet paşa bu samimi tavır karşısında gülmekten kendini alamadı. "Peki Saraç dediğin gibi olsun sen maçına git bakalım."dedi.    
      
    Şükrü Saraçoğlu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü' den sonra TIME dergisine kapak olan üçüncü Türk büyüğüdür.
  Saraçoğlu yurt dışı tahsilini İzmir' in Yunan işgaline uğraması sırasında yarım bırakmış, soluğu Ege Dağlarında almıştı. Demirci Mehmet Efe' nin birliklerinde Milli Mücadeleye katılmış ve büyük yararlılıklar göstermiştir. Başbakanlık yaptığı dönemlerde köyden ve köylüden yana olmuş, köy enstitülerinin en yılmaz savunucusu olmuştu. Köylüyü toprak sahibi yapacak reformları mclis gündemine getiren yine Saaçoğlu' dur.
 


DEMİRCİ MEHMET EFE EFSANESİ
1885 Şubat ayında doğan Demirci Mehmet Efe, Nazilli' ye bağlı Pirlibey kasabasına demircilik yapan Süleyman Efendinin oğludur. 

Demirci Efenin Nazilli ve yöresine kazandırdıkları saymakla bitmez. Mesela Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası. Bu fabrikanın ana fikri Demirci Efeyle Atatürk arasnda geçen bir diyalogdan çıkmıştır. Atatürk Demirciye vatana hizmetleriden dolayı maaş bağlamak ister. 1930 yılında bu isteğini Demirci Efeye anlatır. Demirci Efe maaşı kabul etmez. Kendisine verilecek maaşın hayırlı işlerde kullanılmasını ve bir fabrika kurulmasını ister. Atatürk bu olaydan çok etkilenir ve Nazilli Sümerbank Basma Fabrikasının temelini attırır ve fabrika 1937 yılında hizmete girer.

1960 yılında Kıbrıs Savaşı çıkmıştı. Yani ölümünden bir yıl önce. Demirci Efe 60 kızanıyla Nazilli Askerlik Şubesinin önüne koşmuştur. Demirci Efe ve kızanları "Kıbrıs' a bizde gitmek istiyoruz" der yüzbaşıya. Yüzbaşı Kıbrıs' ın kurtarıldığını ve orada sorun olmadığını söyler. Orada zorda olsa Demirci Efe ve kızanları yatıştırır.
 

 


ÇAKIRCALI MEHMET EFE
1872 yılında Ödemiş'in, Ayasuluğ Köyü'nde dünyaya gelen Çakırcalı Mehmet Efe'nin annesi Hatice, babası ise eski zeybeklerden Çakırcalı Ahmet Efe'dir. Mehmet, henüz 11 yaşında iken babası, zaptiye çavuşu Hasan Çavuş tarafından öldürülür. Tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdüren Çakırcalı'nın bu işte en büyük yardımcısı Hacı Eşkıya olur. Bir zaman sonra Hacı Eşkıya, geçmişte kendisini terk edip başka bir gençle kaçan karısını ve aşığını Çakırcalı'ya öldürtür. Kısa bir süre sonra da, Hasan Çavuş tarafından yakalanarak hapse atılan Çakırcalı, mahkemede delil yetersizliğinden beraat eder. Çakırcalı, varlıklı kişilerden aldığı paraları yoksullara dağıtır. Köprü, çeşme gibi yararlı işler yaparak halkın gözünde yücelir. Hasan Çavuş ile Mülazım Hüsnü Efendi'yi bir pusuda öldüren Çakırcalı, halka karşı acımasızlık yapan ve yönetime çalışan birtakım Türk, Rum ve Arnavut çetelerine karşı da büyük mücadeleler verir. Çakırcalı ilk karısı Iraz, efe için çok değerlidir, ancak Iraz'ı çok sevmesine rağmen, düze indiği bir sıra, Fatma'ya aşık olmuş, fakat evlenme isteğini bir türlü Iraza söyleyememiştir. Bu durumdan haberi olan Iraz ise, kadınlık gururunu bir kenara bırakıp, efesinin şerefi için Fatma'yla evlenmesine razı olur, hatta kızını Çakırcalı'ya vermek istemeyen Fatma'nın babasını silah zoruyla bu evliliğe ikna etmiştir.
   

Çakırcalı Mehmet Efe Konağı

   Ünü Avrupa'ya yayılan Çakırcalı hakkında gazetelerde dizi dizi yazılar çıkar. Çakırcalı Mehmet Efe ile baş edemeyen Osmanlı kendisine çok defalar af çıkartır. Ancak Mehmet efe, her seferinde dağa çıkmak zorunda kalır.. Genellikle çok az kişilik ekiplerle çatışmalara girmiş olan Çakırcalı, bir çok takipçinin peşine takılmasıyla, mücadelesini, muavin çeteler kurarak sürdürmüştür. Çetesinde yer alan bir çok kızanına her zaman sahip çıkmış olan Çakırcalı, jandarmalar tarafından yakalanmış olan Kara Ali ve çetesini, yaralı olarak yattığı bir zamanda, kendisine haberi verilmediği için asılmaktan kurtaramamış, bu nedenle kendini ve haber vermeyen kızanlarını, bu konuda hiç affetmemiştir. Değer yargıları, savaş taktikleri ve bir çok insanı özelliğiyle, diğer efelerden ayrı tutulan Çakırcalı Efe, 1912 yılında, Nazilli yakınlarındaki Karıncalı Dağ mevkisinde yönetim güçlerince girdiği bir çatışma sonucu, kafası ve elleri kesilmiş, göğsünün derisi yüzülmüş bir halde bulunur. Bu durumun, öldükten sonra tanınmamak için, Efe'nin kendi istediği doğrultusunda, kızanları tarafından gerçekleştirildiği söylenir.. Çakırcalı Mehmet Efe'nin ölümü, halk arasında büyük üzüntü yaratmış ve Çakırcalı'ya ağıtlar yakılmıştır. Ödemişli olan Çakırcalı Mehmed Efe, bugün İzmir´in kavakları olarak bildiğimiz, aslı Ödemişin Kavakları olan türkünün de ilham kaynağı olmuştur.